Güzellik... / ODTÜ

İlk Defa

Kaç gündür düşünüyorum bilmiyorum. Bir bilinmezliğin içindeyim sanki. Olduğum yerden uzaklaşmak istiyorum, burası bana iyi gelmiyor. O naif sesi duyar duymaz gözümden yaş geliyor. O ses şifa oluyor bana, o sesle kendime geliyorum. Yolculuktayken insan boşlukta gibi hissediyor. Yollar insana arkadaş olmuyor. Bu hissin tarifi nasıl olur? Miktat hoca: “Yolculuk yapın, yolculukta ferah vardır.” demişti o gün. Eyüp, Gülhane, Arkeoloji Müzesi -burada bir fotoğrafımız bile var-, Topkapı Sarayı, Sultanahmet… ve Ankara. O gün böyleydi rotamız. Yolculuklarımız hakiki yolculuk olur inşallah. Yazmadan içim rahat etmiyor. İçimin rahat etmesini de istemiyorum. Belki şimdi farkında değilsin ama ben gittiğim her yere seni de götürüyorum. Yalan yok, ilk defa kaybetmek istemiyorum. İçim sıkılıyor. Kendimden uzaklaşıyorum, başım eğik. Bu hayat, bu rüyalar bize göre değil.

-Çok susadım, o kadar çok susadım ki biraz olsun aynı hisleri yaşayabilmek için su içmedim.-

Oturdum bir fotoğrafa bakıyorum dakikalardır. Kadir, sen nasıl bir insansın? Gecenin sessizliği bizi kendimize getiriyor. Gelecek hakkında düşünmek istemiyorum. Düşünmek istemedikçe içim içimi yiyor. Kalbime sen duruyorsun. Zor, o kadar zor ki ihtimallerin içinde kayboluyorum. O kadar normalleşmiş ki her şey. O kadar yoruldum ki gördüklerimden, içimdekinden. Kimsenin görmediği zamanlarda anlaşılıyor insanın hâleti. Allah riyanın belasını versin. Birlikte ettiğimiz dualar geliyor aklıma, bir insanın samimiyet dolu yüzü. O kadar yakın hissettim ki kendimi, o kadar temiz. Bir daha yan yana gelmek gelmek nasip olur inşallah. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum iki haftadır. Bu his kaybolmuyor. En son ne zaman böyle oldum hatırlamıyorum.

6. sınıfa mı gidiyordum, 7. sınıfa mı bilmiyorum. Karne almıştık. 20 lira karne hediyem vardı. Hemen ayakkabı almaya koştum. Cırt cırtlı, sapsarı bir ayakkabı gördüm. Görür görmez tamam dedim, bunu alacağım. Çok hoşuma gitmişti. Biraz pazarlık yaptım, tam 20 liraya anlaştık abiyle. Kasaya geldik. Parayı çıkarıp vereceğim. Ceplerime bakıyorum, para yok. Tekrar kontrol ediyorum, yok. Kıpkırmızı oldum, çok utandım. Oradaki abi bana baktı, ‘Bugün karne aldın mı?’ dedi. ‘Aldım’ diye cevap verdim. ‘Nasıldı’ diye sordu, ‘İyiydi’ dedim. ‘Bu ayakkabı benden sana karne hediyesi olsun o zaman’ dedi. Çok şaşırdım, o anda yaşadığım mutluluğu anlatamam herhalde. ‘Fotoğrafı çekilmemiş bir iyiliğiniz olsun’ diyorlar ya, o iyiliğin fotoğrafı çekilmemişti. Ayakkabıyı giydim öyle çıktım yola. Eve yürüyerek gittim. O yürüyüş yaptığım en güzel yürüyüşlerden biriydi. İki dakikada bir ayakkabılara baktım. Eve vardım, annem söyledi, paramı apartmanda düşürmüşüm, komşumuz bize getirmiş sonradan.

Bu dünyada iyi insanlar var. Biz ne kadar onlardan uzak olsak da var. O insanlarda riya yok, gösteriş yok. Kalplerde olanı Allah biliyor. Açığa vurduğumuzu da, gizlediğimizi de biliyor. Bundan daha muhteşem bir şey var mı?

Üç saat olmuş. Şarkıyı kaç kere başa sardım bilmiyorum. Özledim. Çok özledim. O gün son olacağını bilmiyordum. Abimin o bir anlık duygulanmasını hiç unutmuyorum. Daha fazlasına elim gitmiyor. Belki bir gün, inşallah.

Allah bizi dertsiz bırakmasın.