Eymir Gölü / ODTÜ

Eskisi Gibi

Bugün saçma sapan bir vakitte uyudum. Olmayacak şeyler gördüm rüyamda. Şimdi buraya yazmayacağım ne gördüğümü. Ne kadar kaçmaya çalışsam da bilinçaltım yüzüme vuruyor, tokat gibi. Uzun zaman sonra bugün baktım. Bir sene kadar olmuştur. Yüzünü göster bana diyor, boşver şimdi diğerlerini. Bana, yüzünü göster. Tamam dedim, eyvallah. Baktım oraya doğru, arkasını döndü. Hissediyordum, bir şeyler kopup gidiyordu. Size hiç birisi el salladı mı? Bana salladı. Hava soğuktu, hava o kadar soğuktu ki ben ince giyinmiştim. Kadir dedim, Kadir.
Gösterdim yüzümü. Kendim de gördüm orada yüzümü. Kendime bakıyordum. Gözlerim kan çanağı olmuştu. Gülmeye çalışıyordum. Burada bir fotoğrafın vardı dedi; hatırlıyorum, duvara yaslanmıştın.
Nedense ben hatırlayamadım. Sustum biraz. Dua ettik. İçimden geçti yalan yok. Çok fazla hissetmedim bu yaşıma kadar yokluğunu ama içimden geçti. Burada olsaydın dedim, burada olsaydın, arada bir arardın. Ben açmaya korkardım her seferinde. Öyle olur çünkü bizim oralarda. Açınca, biraz konuşunca, rahatlardım herhalde. Yaşamadığım için bilmiyorum. Bazı şeyler elimizdeyken kıymetini bilmek gerek. Belki elimde olsaydı bilirdim kıymetini. Öyle işte. Bu arada; ney değil, balabanmış. Sonra öğrendim. Rüyalar önemlidir. Yolculukta hayır ve ferahlık vardır. Bir pazar sabahı İskenderpaşa’ya gidelim, eskisi gibi.

Diğer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.