Kadir Gültekin – Sayfa 12 – "Azınlık olmak iyidir."

Safranbolu / Karabük

Yeniden

Vicdanımız rahat mı?
Haklı mıyız?
Başımızı yastığa koyduğumuzda, o duyguyu hissetmemek için bir şeyler yapıyor muyuz?
Hayır.
Aksine yaptığımız şeyler daha kötü hissetmemize neden oluyor.
Bu kuyudan nasıl sağ çıkacağız?…

Artık radikal adımlar atmamız gerek.
Bir şeyler değişmeli.
Bir şeyleri değiştirmeliyiz, böyle gitmiyor.
Sahip olduklarımızın karşılığını vermemiz gerek.
Kendimize verdiğimiz sözleri tutmamız gerek.
İnsan en çok kendisine karşı dürüst olmalı.
Şimdi değilse, ne zaman?
‘Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır.’

Sosyal Medya Üzerine

Mahrem, başkalarına söylenmeyen, gizli olan manâsına geliyor.
Mahrem diye bir şey kaldı mı?
Hayatımızdaki her olayı, yaşadığımız her anı sosyal medya üzerinde paylaşır hale geldik.

Sosyal medya, sosyal hayatımızı bitirdi, bir bağımlılık/saplantı haline geldi.
Sabah ilk iş, uyumadan önce son bir kere.
Okulda, sınıfta, evde, dışarıda hatta ibadethanelerde bile sosyal medya hesaplarımızı kontrol etmeden duramıyoruz.

Mutsuzluğun olmadığı, herkesin hayatının güyâ mükemmel olduğu bir ortam, sosyal medya.
Birbirimizin yüzlerine dahi bakmıyoruz artık.
Sahi ne gerek var?
Her şey sosyal medya üzerinde yazılmış zaten.
Aç, oku, tüket, at çöpe gitsin.

Okumaya devam et…

Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Ankara

Menfaat

“Bu hayatta siyah ve beyaz yoktur. Gri ve grinin tonları vardır.”

Yaptığımız seçimlerin bizi nereye götüreceğini kestirmek zor.
Dostun samimisi olur mu?
Olmaz.
Dost dediğin samimidir.
Samimiyetten önce, dost kavramını sorgulamak lazım gelir.
Dostluklar menfaat üzerine kurulmaya başlandı.
Eğer birinin işine yarıyorsan, ona menfaat sağlayabiliyorsan, bir anda onun dostu oluveriyorsun.
Ne zamana kadar?
Menfaati bitinceye kadar.
“Menfaat bitince, muhabbet de bitiyor.”
Samimiyet, ortaya Allah’ın rızasından başka bir rıza koymamaktır.
Artık rıza, menfaate dönüştü.
İnsanlar samimiyeti unuttu.
İnsanlar dostlarını unuttu.
İnsanlar kendilerini unuttu.
İnsanlar Allah’ı unuttu.
Olayların iç yüzünü göremiyoruz.
Başta da dediğim gibi, yaptığımız seçimlerin bizi nereye götüreceğini kestiremiyoruz.
Farkında değiliz belki ama sınanıyoruz.
Her an, her dakika, akla en son gelecek insanlarla sınanıyoruz.
Bir süredir kafamı meşgul eden bazı şeyler, yakın geçmişte gerçeğe dönüştü.
Zaman, suyun yönününü değiştirme, grinin tonunu açma zamanı.
Eyvallah

  • IMG_1416
  • IMG_1481
  • IMG_1482
  • IMG_1514
  • IMG_1571
    Safranbolu / Karabük
  • IMG_1572
  • IMG_1579
    Safranbolu / Karabük
  • IMG_1584
  • IMG_1585
  • IMG_1593
  • IMG_1621
  • IMG_1648
  • IMG_1649
  • IMG_1650
  • IMG_1673
  • IMG_1684
  • IMG_1701
  • IMG_1745
  • IMG_1767
  • IMG_1797
  • IMG_1842
  • IMG_1856
  • IMG_1871
  • IMG_1906
  • IMG_1939
  • IMG_1957
  • IMG_1989
  • IMG_2084
  • IMG_2114
  • IMG_2139
  • IMG_2145

Memleket Manzaraları

Bazı kapılar yalnız açılmaz, bazı yürüyüşlere yalnız çıkılmaz.

Kuş ölür, biz kuşu da hatırlarız.

Atatürk Arboretumu / İstanbul

Biz Susanlarız

Uzun süren konuşmaların ardından ne zaman biteceği belli olmayan bir sessizlik oldu.
Sustuk, bütün konuşan ademoğullarının aksine, sustuk.
Geçmişin üstünü kapatabilmek mümkün mü?
Bugün son olacaktı, o gün son olmadı. Yenildik, yenilmekten usanmaz mı insan?
Bizim gibiler için yeni bir hayata alışmak zordur.
Onlara her baktığında eskileri biraz daha aramak, hüzünlendirir bizi.
Onlar bizim baktığımız gibi bakmıyorlar, çok konuşuyorlar.
Görmek istedikleri gibi görüyorlar.
Biz o değiliz ki.
Sahi, biz kimiz?
Biz yeryüzünün en güzel hikayesini, Yusuf’un hikayesini okuyanlarız.
Biz yağmuru sevenleriz, biz yürüyenleriz, biz yolda olanlarız.
Biz yeniye alışamayanlarız.
Biz, susanlarız.
Yol belli, yolcu belli, peki ya dost?
Dost suyun sızısını beraber hissedebildiğindir.
Dost uzakta da olsa, gönlünde bir olandır.
Olsun, bugünümüze de hamd olsun.
Her seferinde boynumuz bükük gittiğimiz Rabbimize hamd olsun.
Biz susalım, onlar farklı anlasın.
Allah kuluna kâfi değil midir?