Kadir Gültekin – Page 10 – "Azınlık olmak iyidir."

  • IMG_5395
    Hasan ile beraber, Süleymaniye Camii Bahçesi
  • IMG_5076
    Kar, Ankara-İstanbul Yolu
  • IMG_5074
    Şükür, Ankara-İstanbul Yolu
  • IMG_5169
    Abimle beraber, Kadıköy-Eminönü Vapuru
  • IMG_5166
    Kuşlar, İstanbul
  • IMG_5424
    Kırmızı Vosvos, Vezneciler
  • IMG_5407
    Sonbahar, Süleymaniye
  • IMG_5402
    Bir çift göz, Süleymaniye
  • IMG_5151
    Ben :) Abime sevgilerle... - Kadıköy-Eminönü Vapuru

Uzuun Zaman Sonra

Fotoğrafların hepsini yarıyıl tatilinde çektim. Şimdi aklıma geldi bu soru: Dönem içinde yoğun olduğum için mi az fotoğraf çekiyorum, yoksa İstanbul güzel olduğu için mi oradayken daha çok fotoğraf çekiyorum? 😀  Bu gidişimde çok fazla gezemedim İstanbul’u. Bir dahaki gidişime bahane olur belki. 🙂 Güzeldi ama kısaydı. Olsun. Mezuniyete az kaldı inşallah. Bu arada doğal olsun diye fotoğrafların hiçbirinde efekt kullanmadım… Allah’a emanet.

Okumaya devam et…

Son / ODTÜ

İki Şehir Arasında

Olmayacak gibiydi ama oldu, bitti. Ben şimdi iki şehir arasında bilmediğim bir yerden yazıyorum bu satırları. Dönüp bakar mıyım, emin değilim. Çok zaman geçti. İlk defa bu kadar uzun sürdü. İlk defa bu kadar çok özlediğimi fark ettim. Seneye mezun oluyorum. İnşallah. Zaman ne çabuk geçiyor. 4 buçuk sene olmuş. Ankara’nın neredeyse çok az yerinde anım var. İstanbul’da da öyle. Ben galiba biraz göçebeyim. Yoruluyorum. Bu kadar değişkenlik beni yordu, yeni farkına varıyorum. Yorulmak deyince Hasan Tahsin hoca aklıma geliyor. “O kelime yok!” Yok o kelime. Dersler gelip geçiyor. Galiba bitecek. Bitecek Allah’ın izniyle. Arkadaşlarımı çok özledim. Benim şehit olan bir arkadaşım var, beraber gezdik İstanbul’u, beraber yemek yedik, beraber çay içtik. O şehit oldu, ben olamadım. Bir rüya insanın hayatını ne kadar değiştirir? Bir günahta ısrar etmemenin derecesi nedir? Ne zaman içim rahat edecek? Güzel sorular. Geçmişte yaptığım bazı şeyleri yapmamayı isterdim. Söylediğim bazı şeyleri söylememeyi isterdim. Dedim ya daha önceden, yoldayız, yürüyoruz, yolculuk kendi içimize. Öyle. Yolculuk yapmayı çok seviyorum. Sürekli yolculuktayız zaten. Nereye gittiğini, nereden geldiğini unutmayanlardan oluruz inşallah. Olur muyuz? İnşallah.

10 Yıl Sonra

Değişiyor değişmekte olan. Rüyalar önemlidir, herkese yapılmaz uyarılar. Okyanusta yarısı batmış bir gemi düşün. Batmış ama su almıyor. Anlıyor musun? Ben şimdi nasıl anlatayım, bilmiyorum. İki şey var. Vazgeçersen; kurtulacaksın, sen de biliyorsun. Bugünü hatırlarsın, 10 yıl sonra.

Eymir Gölü / ODTÜ

Eskisi Gibi

Bugün saçma sapan bir vakitte uyudum. Olmayacak şeyler gördüm rüyamda. Şimdi buraya yazmayacağım ne gördüğümü. Ne kadar kaçmaya çalışsam da bilinçaltım yüzüme vuruyor, tokat gibi. Uzun zaman sonra bugün baktım. Bir sene kadar olmuştur. Yüzünü göster bana diyor, boşver şimdi diğerlerini. Bana, yüzünü göster. Tamam dedim, eyvallah. Baktım oraya doğru, arkasını döndü. Hissediyordum, bir şeyler kopup gidiyordu. Size hiç birisi el salladı mı? Bana salladı. Hava soğuktu, hava o kadar soğuktu ki ben ince giyinmiştim. Kadir dedim, Kadir.
Gösterdim yüzümü. Kendim de gördüm orada yüzümü. Kendime bakıyordum. Gözlerim kan çanağı olmuştu. Gülmeye çalışıyordum. Burada bir fotoğrafın vardı dedi; hatırlıyorum, duvara yaslanmıştın.
Nedense ben hatırlayamadım. Sustum biraz. Dua ettik. İçimden geçti yalan yok. Çok fazla hissetmedim bu yaşıma kadar yokluğunu ama içimden geçti. Burada olsaydın dedim, burada olsaydın, arada bir arardın. Ben açmaya korkardım her seferinde. Öyle olur çünkü bizim oralarda. Açınca, biraz konuşunca, rahatlardım herhalde. Yaşamadığım için bilmiyorum. Bazı şeyler elimizdeyken kıymetini bilmek gerek. Belki elimde olsaydı bilirdim kıymetini. Öyle işte. Bu arada; ney değil, balabanmış. Sonra öğrendim. Rüyalar önemlidir. Yolculukta hayır ve ferahlık vardır. Bir pazar sabahı İskenderpaşa’ya gidelim, eskisi gibi.

Gökyüzü / ODTÜ

Kalem

Defter. Kağıt. Kalem. Günlük tutmaya başladım. Yatağımın yanındaki cepte duruyor.
Bunu niye yazdım bilmiyorum. Her gün yazamıyorum ama olsun. Bazen yazmaya cesaret edemiyorum. Korku değil bu, başka bir şey.
Bilirsin. Bilir misin? Bence bilirsin. Kendinle konuşur gibi. Her şeyi herkese anlatamazsın, kendine bile anlatamazsın.
Zülüf dökülmüş yüze. Mendilimin yeşili. Sana hiç olmadı mı? Bana çok oldu. 4 gündür olmuyor. Tam 4 gündür yapamıyorum.
Yapamıyorum diye bir şey yok. Bak, bugün oldu. İnşallah olmuştur. Bir şeyi yapman gerekiyorsa ertelemeyeceksin. Neyse. Bunu sonra konuşuruz.
Burayı da zaten günlük gibi kullanıyorum. Kendime yazıyorum, ileride bir gün dönüp bakarım diye.
Her şeyi yazmıyorum ama. Her şey yazılmaz. İnsanın özeli diye bir şey var, değil mi?
Günlük tutmaya başladım o yüzden.
Anlatınca geçmiyor geçmemekte olan.
Yazınca iyi olur belki, bakalım.
Hava soğuk, hava bıçak gibi. Soğuğun iyi gelmediği zamanlardayız.
Mesafe. Mektup. Bilet. Güzel zamanlardı. Yani en azından ben öyle düşünüyorum.
Siz öyle düşünmüyorsunuz. Çok gülüyorsunuz. Çok… Yazmayayım gerisini.
Vurun yüzümüze; vurun ki, kendimize gelelim.
Yalan yok. Yalan söyleyen adam bizden değildir. Delikanlı olmak lazım.
Düzenli olmak iyidir. Vaktinde olması en güzelidir. Kafamızın içi dağınık, bu da iyidir.
Görüşürüz.