Âb-ı Hayat’dan Notlar 1

Doğru gitmek, muhafazalı gitmektir. Pisliğe bulaşmamak için gerekirse uzak yoldan gideceksin. Hayata karşı, dürüst nefes alıp vereceksin. İşin temeli budur: mert olacaksınYanardöner olmayacaksın. İhanetin, yalanın, zulmün gölgesi bile düşmeyecek üstüne. İnsanı yargılama. Bir kişi hakkında bir hükme varmak, onu yargılamaktır; meseleyi kişiler üzerinden değil, hastalıklar üzerinden  düşünmek gerekir. Hastaya bakarken, aslında hastalığa bakmak gerekir. Hastaya kızmanın ne âlemi var? Yazık zaten hasta olmuş. Bizde hekimlik iddiasıyla dolaşanların en bariz özelliği, hastaya kızmalarıdır. Hâlbuki sen hünerli bir hekimsen, hastaya kızmakla vakit kaybetmezsin, hastalığı teşhis eder, hemen tedaviye başlarsın. Fertler acizdir, hastadır, onları yargılamaya gerek yok. Ancak bir edebi muhafaza etmiş, çocuk gibi kalmış saf insan, mutlu olur. Savaşın sürdüğü toprakta ekme biçme olmaz. Bu zulümler sürdükçe canlar, hakikate yönelemiyor. Yönün değişmesi için pusula lazım. Zulümler canları pusulasız bırakıyor. Ölçüye tutunan, pusulasız kalmaz.

Âb-ı Hayat, Ömer Faruk Dönmez

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.