Kendime Notlar – Kadir Gültekin

Kategori: Kendime Notlar

Akşam

Günlük çözümler, günlük mutluluklar insanı mutmain etmiyor. Planlar yapıyorsun, hayaller kuruyorsun, çabalıyorsun ki yüzün gülsün, olmuyor. O telefon hep geliyor. Telefonda aynı ses. Bir kez daha yüzleşiyorsun o sesle. Düşünüyorsun. Bir daha düşünüyorsun. Bir daha. İmtihan. Ağır bir imtihan. O imtihanın ağırlığını kaldırmak zor. Boğazın düğümleniyor. Neden diye soruyor içindeki. Bir nefes veriyorsun. Sesin çıkmıyor. İçine konuşuyorsun. İçine anlatıyorsun. İki insanın arasında kalıyorsun. Ne kadar arada kalmak istemesen de yapılan hatalar seni oraya sürüklüyor. Bunu daha önce yaşadın. Bunu daha önce bir kere daha yaşadın. Yorulduğunu hissediyorsun. O his yanından hiç ayrılmıyor. Tam oldu dediğin anda arkanda beliriyor. Ben buradayım, seni yalnız bırakmayacağım diyor. Keşke bıraksa diyorsun, keşke hiç olmasa. Sesin duyulmuyor. İçine anlatmaya devam ediyorsun. Zamanı ve mekânı düşünüyorsun. Bununla baş etmek zorundasın. Arkana bakmadan çekip gidemiyorsun. Yaşamak zorundasın. Nefes almak zorundasın. Bu durumu en az zararla atlatmak zorundasın. Gücün tükeniyor. Sen teslim olmayağım dedikçe için daha çok sıkılıyor. Dokunsalar. Bir dokunsalar. Yine akşam oldu, yine karanlık.

ODTÜ / Bölükkaya

Ağır Ağır

Senin için özenle yazılmış o iki satır kağıdı arayıp bulamadığında anlarsın aslında işin işten geçtiğini, hiçbir şeyin artık eskisi gibi olamayacağını. Arkanı döndüğünde fark edersin o elin sana doğru uzanışını, bir nefes senden gayrı verildiğinde. Bir müziği, gözlerini kapatmak için açtığında anlarsın uykunun hiçbir şeye çözüm olmadığını, hayallerin birer birer karanlığa gömüldüğünde. İçinde bulunduğun muammayı bir fotoğrafa dakikalarca baktığında anlarsın, dibine kadar isteyip de ulaşamadığında. Bir insanı ağır ağır kaybettiğinde hatırlarsın verdiğin sözleri, aynı müzik beşinci kez çaldığında. Işıklı odalarda oturmaktan vazgeçtiğinde anlarsın ne demek istediğimi, aynaya baktığında kızarmış gözlerini gördüğünde. O inanılmaz yoğunluğun içine girip de kafanda sürekli aynı insan döndüğünde anlarsın ne hissettiğimi, buz gibi havada yorulmadan koştuğunda. Mesafelerin bir önemi var mı, ya da geçen zamanın? Sen cevapla. Kaybediyoruz.

Gece Gibi

Yirmi küsür gün olmuş buraya gelmeyeli. Babamla karşılıklı oturup muhabbet etmeyi çok isterdim, başım sıkıştığında arayıp fikrini sormayı da. Siyah beyaz fotoğraflardan seçemediğim o yeşil gözlerine bakmak isterdim.  Olmadı. Kendi gözlerimde babamı arıyorum şimdi. Hiç görmediği birini özler mi insan? Çok özledim. Bugün bu cümleyi ikinci defa kuruyorum. Önemli bir karar aşamasındayım. Kime danışmaya karar versem geri çekiliyorum. Hiçbir şey hislerime tesir etmiyor. Tam bu aşamada babama danışmak isterdim. Böyle zamanlarda içimden hep hayırlısı diyorum. Allah senin için böylesini hayırlı görmüş. Bu yazılmış senin için. Takdiri derk eylemeye çalışıyorum böyle düşününce. Çok unutkanım. Kafam hep başka yerlerde. Fiziki olarak bulunduğum yerin hakkını veriyor muyum bilmiyorum. Çok hata yapıyorum. Sormamam gereken sorular soruyorum. Bazen çok sinirleniyorum. Çok kızıyorum kendime sonra. Savaşlarım hep kendi içimle. Nereye kadar böyle devam edecek? Zaman daralıyor. Zaman sadece modern fizik derslerinde genişliyor. Yıpranıyorum öğrendiklerimden. Kaybediyorum. Zaten hiç kazanmamışım ki. Öyle zannetmişim sadece. O akşam öyle sorunca anladım. Gece uzuyor. Arkada hep aynı müzik. İnsan gece gibi olacak. Ümitsizliğe yer yok. Sorular kafamın içinde dönüp duruyor. Sorular ve cevaplar. Beyaz ne çok yakışıyor insana, en çok da sana. Olmadı. O derin uçurumdan düşüyorum şimdi. Bazen düşmek iyidir. Bazen düşmek acıtır. Bu sefer acıtıyor. Öyle olmasaydı daha iyi olurdu diyesim geliyor ama demeyeceğim. Bu tünel karanlık, içine girmeyince de görülmüyor. Görmüyorsun. Belki de hiç görmeyeceksin. Caddeler boş artık. Adım sesleri duyulmuyor. Sen böylesi daha güvenli diye düşünüyorsun, uzaklaşıyorsun. Sen uzaklaştıkça çarklar dönmeyi bırakıyor. Günler günlerin ardına bağlanıyor. İnsan aynalardan kaçıyor. Hayat bazı insanlara kendi ayakları üstünde durmayı erken öğretiyor. Işığa çok bakınca göremez oluyorsun, böyle zamanlarda biraz karanlık iyi geliyor insana. Ben galiba senin olduğun tarafa doğru çok baktım. Biraz karanlık, biraz gece iyi gelecek. Hoşça kal.

17.08.2017

Allah’ım başımıza gelen sıkıntılara, dertlere sabretmeyi, her halimize şükretmeyi nasip eyle. Gönlümüzü iyileştir, sabır ve şükür kalelerimizi sağlamlaştır, kusurlarımızı affeyle. ‘Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.’ Bizlere merhamet eyle…

Bahardan / ODTÜ

Arafta

Kendimi iyi hissetmiyorum. Kendimi çok kötü hissediyorum. Bir insanın saf ve temiz duygularıyla oynanmasına içim el vermiyor. Dayanamıyorum, sessiz kalamıyorum. Söz ver, öğrendikten sonra söyleyeceksin diyor. Öğreniyorum. Söylememiyorum. Gözlerinin içine bakıyorum ama dilim varmıyor. Sebep olmak istemiyorum. Vicdanım hiç rahat değil. Söylesem de içim rahat etmeyecek biliyorum. İçim sıkılıyor. Nasıl atlatacağımı bilmiyorum. Galiba en iyisi susmak. Vicdanıma söz geçiremiyorum. Kadir diyorum, kendini onun yerine koy. Olmuyor. Başım sıkışıyor, düşüncelerim sıkışıyor. İki insanın arasında kalıyorum. Tam ortada, arafta. İnsanlara karşı güvenim kalmadı. 2 gündür yaşadıklarım ve öğrendiklerim beni çok yıprattı. Sustum. Gülmeyi unuttum. Kendimi unuttum. Verdiğim sözü unuttum. O sözü sen de vermiştin. Ne yapacağımı, nasıl davranacağımı bilmiyorum. Kır beni diyor, kır ki iyileşeyim. Kır ki kendime geleyim. Kır ki unutayım seni. Nefsinle bakma. Nefsinle hareket etme. İnsanlara kötü konuşma. Kırılma. Kusur görme. Gece gibi ol. Gündüz gibi ol. İnsanlara nefes ol, ferah ol. Her şey olacağına varır. Eyvallah. İstediğimiz her şey olmuyor. Olmayınca da üzülüyoruz. Bazen olandan çok farklı düşünüyorum. Öyle olsun istiyorum ama gerçek çok farklı. Baktığım yön aslında boşluktan başka bir şeyi göstermiyormuş, o gün bittiğinde anladım. O zaman yüzleştim kendimle. O zaman anladım o uçurumun ne kadar derin olduğunu. Güzel düşünmek istiyorum, güzel bakmak istiyorum, güzel görmek istiyorum. Bazen olmuyor. Bazen ne kadar istesem de sonuç alamıyorum. Elimde kalan hayal kırıklığından başka bir şey olmuyor. Kendimi kimseye yük etmek istemiyorum. Buna hakkım yok biliyorum. Dibine kadar yaşıyorum o hayal kırıklığını. Zaman geçiyor. Bir gün daha bitiyor. Bir gün daha doğuyor. Biraz daha yaklaşıyoruz. Biraz daha uzaklaşıyoruz.