Müzik – Kadir Gültekin

Kategori: Müzik

Sen Gel Diyorsun

“Sen yoksun ya böyle, ıssız Ankara.
Sensiz Ankara.
Duramam diyorum öf öf, sen dur diyorsun…”

Fernweh

Fernweh: Uzaklara gitme isteği demekmiş Almancada. İngilizcedeki serendipity sözcüğüne benziyor biraz, belki de benzemiyor. Bizde direkt olarak böyle bir kelime yok. İlk duyduğumda çok şaşırmıştım. Kelimenin bizim dilimizde olmayışına değil, manâsına. Hepimizde ara ara olur bu istek. Bana bu aralar çok oluyor. Yoğunluktan, her şeye yetişmekten hiçbir şeye yetişemiyorum. Kendimi göremiyorum. Bir proje başlıyor. O bitmeden diğer bir proje daha başlıyor. Ödevler, midtermler, mühendishane, akıllı şehirler, staj raporları. Geceler gündüz oluyor, gündüzler karanlık. Belki böylesi daha hayırlı. Şu an ve son iki-üç gündür arka planda hep bu müzik dönüyor. Kaç kere dinledim bilmiyorum ama her dinlediğimde içime ‘uzaklara gitme isteği’ doğuyor. Biraz insanlardan uzaklaşmak, günün belirli bir kısmında tenha bir köşeye çekilip biraz durulmak her zaman iyidir. Biz uzaklaşmayı unuttuk, biz ‘yakınlaşmayı’ unuttuk. Unutmak deyince aklıma hep insan geliyor. İnsan, unutan. Eyvallah.

 

Hallelujah

“…burada kalamazsın ve başa dönemezsin.”

İçe Dönüş

…sırayla ölüyor kumbarası kırılmış çocuklar, tez konusu bile değiller
içinde orta doğu geçmeyince şiir de olmuyor, bir şeyler kahrolsun!
-işgal edilmiştir inandığımız tüm çiçekler!-

stratejik bir aşk yaşıyorum devlet görmesin, keşişleri hemen sobeleyin
bu saklambaç bizden uzak, kavimler göçü konumuz değil, seni seviyorum!
ideolojiler söylüyorum dünya kurtarmak isteyenlere ve çok rüya görüyorum
insanı anlamakla meşgulüz, üstelik görünürde hiç ipucu da yok
ben bazen korkuyorum, annem duruyor hemen kalbime
beni hep yanlış öldürüyorlar anne diyesim geliyor…

-manavlar da şiire inansın diye kırmızıydı belki elmalar-
elmalar deyince aklıma annem geliyor ve taksitli sancılar
bir yanağın elma oluşunu,
devrik cümlelerle düşünüyorum…

-sigortalı bir işe girmeden âşık olunmuyor-

Sınavda Çıkmayacak Sorular / Güven Adıgüzel