Monthly Archive: Kasım 2017

Ruknettin’in Kalbi İçin Kehanetler

“…Hoş geldiniz; buyurun, işte kalbim.
Adımı unuttuğum zamanlarda Ruknettin’im.
Gövdesi ihlal edilmiş bir yetimim.
Şu kapıdan buyurun, az ilerisi kalbim.

Benim kalbim bir ıslahevidir doktor.
Yetim bir çocuk, durmadan azarlanır içimde.
Benim kalbim gövdesi ıslahevlerine çakılı bir kuştur.
Uçmayı bilmeden ölür kenar otellerde.
Kalbim, ıslah olmaz bir kuştur doktor.
Tıkanır, ölür metropollerde…”

Son Durum

İçimde adını tam koyamadığım kötü bir his var. Neden böyle hissediyorum bilmiyorum.
Sanki herkes ilerliyor da ben olduğum yerde duruyormuşum gibi.
Sürekli hareket etme hali, sürekli öne geçme hissi canımı çok sıkıyor. Manevi olarak kendimi iyi hissetmiyorum.
Biraz soluklansak, biraz oturup içimizi dinlesek sanki her şey düzelecekmiş gibi. Fiziki uzaklıklar manevi uzaklıkları da beraberinde getiriyor.
Ben iyi bir insan değilim. Şimdiki ruh halim olsaydı o cümleleri kurmazdım. Dönüp dolaşıp aynı anı kafamın içinde tekrar yaşıyorum.
Kaç kere rüyamda gördüğümü hatırlamıyorum bile.

Herkes kendi dünyasında. Sen de öylesin. Nasılsın?
Ben iyi değilim. Burası, bu bakışlar, bu konuşmalar, bu ilişkiler, bu hisler iyi değil.
İnsanlar meşgul. Herkes çok yoğun. Durup etrafındaki gözlere bakacak vakti yok kimsenin.

Ben arkadaşlarımı çok özledim. Ailemi çok özledim. Asım’ı çok özledim. Esat’ı çok özledim.
Bu boşlukta olma hissi. Bu yetişememe hissi. Bu kaybetme hissi. Bu uzaklaşma hissi. Bu gitme hissi.

Bu yorgunluk geçecek gibi değil.