Eylül 2017 – Kadir Gültekin

Aylık Arşiv: Eylül 2017

Akşam

Günlük çözümler, günlük mutluluklar insanı mutmain etmiyor. Planlar yapıyorsun, hayaller kuruyorsun, çabalıyorsun ki yüzün gülsün, olmuyor. O telefon hep geliyor. Telefonda aynı ses. Bir kez daha yüzleşiyorsun o sesle. Düşünüyorsun. Bir daha düşünüyorsun. Bir daha. İmtihan. Ağır bir imtihan. O imtihanın ağırlığını kaldırmak zor. Boğazın düğümleniyor. Neden diye soruyor içindeki. Bir nefes veriyorsun. Sesin çıkmıyor. İçine konuşuyorsun. İçine anlatıyorsun. İki insanın arasında kalıyorsun. Ne kadar arada kalmak istemesen de yapılan hatalar seni oraya sürüklüyor. Bunu daha önce yaşadın. Bunu daha önce bir kere daha yaşadın. Yorulduğunu hissediyorsun. O his yanından hiç ayrılmıyor. Tam oldu dediğin anda arkanda beliriyor. Ben buradayım, seni yalnız bırakmayacağım diyor. Keşke bıraksa diyorsun, keşke hiç olmasa. Sesin duyulmuyor. İçine anlatmaya devam ediyorsun. Zamanı ve mekânı düşünüyorsun. Bununla baş etmek zorundasın. Arkana bakmadan çekip gidemiyorsun. Yaşamak zorundasın. Nefes almak zorundasın. Bu durumu en az zararla atlatmak zorundasın. Gücün tükeniyor. Sen teslim olmayağım dedikçe için daha çok sıkılıyor. Dokunsalar. Bir dokunsalar. Yine akşam oldu, yine karanlık.

ODTÜ / Bölükkaya

Ağır Ağır

Senin için özenle yazılmış o iki satır kağıdı arayıp bulamadığında anlarsın aslında işin işten geçtiğini, hiçbir şeyin artık eskisi gibi olamayacağını. Arkanı döndüğünde fark edersin o elin sana doğru uzanışını, bir nefes senden gayrı verildiğinde. Bir müziği, gözlerini kapatmak için açtığında anlarsın uykunun hiçbir şeye çözüm olmadığını, hayallerin birer birer karanlığa gömüldüğünde. İçinde bulunduğun muammayı bir fotoğrafa dakikalarca baktığında anlarsın, dibine kadar isteyip de ulaşamadığında. Bir insanı ağır ağır kaybettiğinde hatırlarsın verdiğin sözleri, aynı müzik beşinci kez çaldığında. Işıklı odalarda oturmaktan vazgeçtiğinde anlarsın ne demek istediğimi, aynaya baktığında kızarmış gözlerini gördüğünde. O inanılmaz yoğunluğun içine girip de kafanda sürekli aynı insan döndüğünde anlarsın ne hissettiğimi, buz gibi havada yorulmadan koştuğunda. Mesafelerin bir önemi var mı, ya da geçen zamanın? Sen cevapla. Kaybediyoruz.

4.9.17

Ne olduğunu bilmemek, ne olmadığını görmek.