Mayıs 2017 – Kadir Gültekin

Aylık Arşiv: Mayıs 2017

Halep

Blöfü Görmeli ve Oyunu Arttırmalısın

“…Öğrenci evlerinde, yurtlarda, gece yarıları kulaklıktan dinlediğin aşk şarkılarının arasına serpiştirdiğin şiirlerle büyüttüğün bir yüreğin var senin. Yılarca uzaktan bakışlarla sevdikleri kızlara bir kere olsun sevdiğini söyleyemeden çekip gidenlerdensin ve böylesi bir ateş ve hüzün, yüreğini büyüttü. Üzerine yakışmayan, bordo renkli, zekat ceketleriyle yetiştin ve kalbin, hayatın anlık acılarına karşı durabiliyor.

Senin kalbin, bu kentin (ki bence bu kent benim için Ankara) sokaklarının kimsesizliğinde, hep uzakta kalmış anneni özleyerek büyüdü. Sen, bu kentin bereketsiz göğüslerinden emdiğin acı sütle büyüdün. Şimdi oyuna yüreğini kat ve emin ol rahat olamayacaklar. Terlemiş avuçlarını gizlemeye çalışacaklar.

Biliyorlar ki sen, Lokman’dan kalma sözlerle hayata merhaba dedin. Ve biliyorlar ki gökyüzüne dost bir yüreğin kaybetmesi olanaksız.

Blöfü gör ve oyunu arttır…”

Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan

  • 20170430_144440
    Güzellik / ODTÜ
  • 20170514_165029
    Aydınlık ve Karanlık...
  • 20170430_144145
    Çalılıkların Arasından...
  • IMG_6093
  • IMG_6110
  • IMG_6153 (1)
  • 2222
    Bahar
  • IMG_6080
    Beyaz ve Yeşil
  • 20170430_130311
  • 20170430_142431

Doğadan Kareler

Belirli aralıklarla kampüste çektiğim fotoğraflar. Aslında daha çok fotoğraf çekmiştim ama aralarından bunları seçebildim. 🙂 Selametle…

Okumaya devam et…

Gün Batımı / İstanbul

Bir İnsana İnanmak

Zaman çabuk geçmesin diye uyumadığımız günler oldu. O günlerde zaman hep çabuk geçti. İçimizin çok sıkıldığı zamanlar oldu. İşi gücü bırakıp birbirimize sarıldık. Bir sürü insan tanıdım. Bir sürü insanı tanıyamadım. Bir sürü insanı tanımak istemedim. Yanlış kurulan bir cümlenin geriye dönüşü olmadı hiçbir zaman. Gözlerin gözlere değmediği muhabbetlere yarım kaldım hep. Ben seni hiç gitmediğin yerlerde bekliyorum. Bize gitmek yazılmış. Burada gün yeni doğuyor, bembeyaz bir ışık doluyor bütün karanlıklara ve senin bundan haberin yok. Senin bundan hiç haberin olmayacak. Siz hiç 16 ile 16’yı çarpıp 96 buldunuz mu? Esat öyle buluyor, o kadarını öğretmişler şimdilik. Bize öğretmedikleri ne çok şey varmış. Yarım kalınan muhabbetlerde anladım hep. 6 saat oldu galiba. 6 saattir yoldayız. 22 yıldır yoldayız. Yoldaki mühendis. Siz hiç bir kitaba kendinizi hazırladınız mı? Ankara’ya gün doğuyor. En şerefli kavga. “Senin orada kendini koruyabilmen cihaddır.“ Kendini koruyabilenlerden, korunanlardan oluruz inşallah. O kapıda beni öylece beklettiklerinde anlamıştım bu hayatın ne kadar acımasız olduğunu. “O seni bir yetimken seçip barındırmadı mı?“ Geçen cuma dinledim, Allah’ın en sevdiği kulu işlediği bir günahtan tövbe edip, ondan artık sakınan, o günahta ısrar etmeyen gençmiş. Az kaldı. Hissediyorum çok az kaldı. Başını çevir beyazın olduğu yöne, önceden planladığın hiçbir cümleyi kuramayacaksın. Hep yarım kalacaksın, hiçbir şey öyle kolay düzelmeyecek ama sen ayak diremekten vazgeçmeyeceksin. Dönüp tekrar okumak istemeyeceksin çünkü en çok sen biliyorsun, yanlış kurulan bir cümlenin geri dönüşü olmayacak.

Güzel zamanlar / ODTÜ

Yenilgi

Geçen zaman insana çok şey öğretiyor. Bu dünyadan geçiyoruz bir şekilde. Karar verme aşamalarında hiçbir zaman çok düşünmedim. İstişare yaptım ama önünü arkasını çok hesap etmedim. Yollar bir şekilde ayrılıyor birbirinden. Hayatın merkezinde biz yokmuşuz, bir köşesinde öylece duruyormuşuz gibi. Yetinmiyoruz ve üzülüyoruz çoğu zaman. Hep bir sonrakine, hep daha ötesine, uzak olana meylediyoruz. İnsanlar hakkında kolay karar veriyoruz. Kolay siliyoruz hayatımızdan, merkezinde olduğumuzu sandığımız hayatımızdan. Yollar ayrılıyor, yollar birleşiyor. Zaman geçiyor, yolun kendisi biz oluyoruz. Yoruluyoruz. Ne kadar istemesek de, nefesimiz bir yere kadar yetiyor. Bir nefes, bir nefes daha. Sonrası karanlık. Yaşadığımız hayatın kıymetini ne kadar biliyoruz? Bize emanet edilene ne kadar sahip çıkabiliyoruz? Muamma. Bazen kendime çok kızıyorum. Yetinmiyorum elimde olanla. ‘Farkında olmadan farkı istiyorum.’ Farkında olmadan çizilmiş hayatım, dönüp geçmişe baktığımda anlıyorum. Şükürler olsun. Dilinde küfür olandan mücahit olmaz. Korkan adamdan Hamza olmaz. Gideceksin oraya ve hakkı söyleyeceksin. Az olsan da öz olacaksın, mert olacaksın. Yalanın gölgesi bile bulaşmayacak sana. Yenileceğini bilsen bile, hak yoldan ayrılmayacaksın. Sen yenildikçe büyüyecek zaferler. Bir bak etrafına, kaç kişi gerçekten arkadaşın? Kaç kişi günün herhangi bir zamanında sadece Allah rızası için arayıp soruyor seni? Kaç kişi menfaati olmadan senin yanında duruyor? Bazı yalnızlıklar çok kıymetliymiş, geçen zamanın ardından anlıyorum. Ahir zaman. Ahiret kardeşi. Ahiret kardeşim diyebileceğin biri var mı etrafında? Nefret kalbi öldürür, kin kalbi kapkara eder. Dua edelim birbirimize, dua edelim ki Allah ayaklarımızı hak üzere sabit kılsın, kalplerimizden korkuyu kaldırsın.

Gitmek / ODTÜ

Salvo

+Bu hayatta neden yaşıyorsun?
-Allah’ın rızasını kazanmak için ama yaptığım işler çoğu zaman tam tersi oluyor. Şu an olduğu gibi.

+Biraz konuşalım mı?
-Konuşalım. Kaç yıl yaşayacağımı bilmiyorum. En fazla yaşayan 100 yıl yaşıyor zaten. Şurada ortalama 40 yılım kaldı. 40 yıl sonra hepimiz hiç bitmeyecek olana gideceğiz. Kimimiz için iyi olacak, kimimiz için kötü. Sabretmek, bir işi sonuna kadar götürmek yani sebat göstermek bu kadar zor olmamalı. Bir insanın nefsine hakim olması bu kadar zor olmamalı! Bugün, tam şu an yeniden başlamaya cesaretin var mı? Verdiğin sözü tutacak kadar delikanlı mısın? Giden gitti, gelen bir şekilde gelecek. Senin yapmaman gereken şeyler belli. O kadar belli ki, dönüp sığınacağın bir tane liman yok. Kendini kandırma. Eğer bugün başlamazsan, bir daha hiç başlayamayacaksın. Freni patlamış kamyon gibi gidiyorsun, sürükleniyorsun. Seni senden daha iyi tanıyan birisi yok. Tedavin, reçeten belli. 3 altın kural: az uyumak, az konuşmak ve az yemek.

+Bugün milat olsun mu?
-Olsun. Tarık Tufan ‘Kraliçenin Pireleri’ kitabında ‘Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır’ diyor. Bugün suyun yönünü değiştirelim. Bugün son verelim olmaması gereken her şeye, bugün yeniden başlayalım.