Yaşamak

Yaşamak iyi gelmiyor hiçbir sancımıza

Bülent Parlak

A1 Yolu / ODTÜ

Son Günlere Dair

6 Mart Çarşamba, 2019

Daha önce hiç girmediğim bir ortam. Daha önce bu hallerine şahit olmadığım insanlar. Doğru bildiklerimin çiğnendiği, kahkahaların atıldığı bir mekan. Benliğimi kaybediyorum bu çirkinliğin içinde. Ben neredeyim? 2 gün uzaklaştım kendimden. Yediklerim içtiklerim fayda etmedi, büsbütün zarar ziyan. Sen bu değilsin. Sen bu yüzden gelmedin buraya. İğreniyorum bütün bu olanlardan. Sahte gülücüklerden tiksiniyorum. Bu tutarsızlıklar, bu boşa giden zaman, bu rıza gösterilmeyen işler ve bu hayırsız vakitler beni benden çok uzaklaştırdı. Yoruluyorum.

12 Mart Salı, 2019

Çok şükür kendimi iyi hissediyorum. Başımı kaşıyacak vaktim yok. Şikayetçi değilim, iyi ki de yok. “O zaman bir işi bitirince hemen diğerine koyul.” Duvarları izleyerek dinlenemiyor insan. Bir işi bitirince, diğerine geçmeli emroulunduğu gibi. Beyin aktif dinleniyor bu şekilde. İnsanın ruhunu kemiren başka şeylere de vakit kalmıyor. Zamanın içini sağlıklı doldurmuş oluyoruz.

Allah bize güç versin, nefsimize yenilmeyecek irade versin. Diğer türlü kayboluyoruz, yok oluyoruz.

16 Nisan Salı, 2019

“Kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim, sendeyim.” Bir şeyler olacak gibi hissediyorum. Düşünüyorum, düşüncelerim beynimin duvarlarına çarpıyor. O kadar çok ihtimal var ki, o kadar çok çıkış yolu. Hangisinde sen varsın? Kaç kapıdan geçip sana ulaşacağım?

Çok yağmur yağdı dün. İnsanı ıslatmayan yağmur. Çok ıslandım. Yağmurun altında yürümeyi özlemişim. Tam ayrılacakken ben seni çok sevdim dedi. O kadar çok insan olmayan insan var ki burada, ben seni çok sevdim Kadir dedi. Yalan yok mutlu oldum. Yağmurun altında yürüdüm sonra, çok ıslandım.

“Yaşamak sana doğru uzanıp giden bir özleme dönüşüyor Anna.” Böyleydi sanırım. Hiç görmedim seni. Belki de gördüm bilmiyorum, vallahi bilmiyorum. Düşünüyorum sadece olur mu diye. Bir şeyler olacak, hissediyorum.

Giderken

#23

İstemeye istemeye kendime zarar veriyorum. Yapmamam gereken bir işi her seferinde yine yapıyorum. Maneviyatım yıkılıyor her seferinde. Her seferinde yeniden başlıyorum.
Çok yoruldum. Beynim duruyor sanki. Öğrenme kabiliyetimi yitiriyorum. Okuduğumu anlamakta çok zorlanıyorum. Bir insan bütün bunları bildiği halde her seferinde aynı işi neden yapar ki?
Canım sıkılıyor. İçim çok sıkılıyor. Yüzüm yok yeniden başlamaya. Ruhumu tamir etmek çok zor geliyor artık. Kurtulsam ya şu illetten, öyle güzel olacak ki her şey. İnşallah.

#23+1

Sevmek neydi? Bir insanı sevmek o kadar değerli bir duygu ki. Kim bilir neredesin, neler yapıyorsun. Değişmiyormuş bir insanın nasibi.
Bunu düşününce biraz rahatlıyorum. Kim bilir ne zaman ve nerede. Gel kurtar beni, düzlüklere çıkalım beraber. Göz aydınlığı olalım birbirimize.

Try

Before you react, think.
Before you spend, earn.
Before you criticize, wait.
Before you quit, try.

ODTÜ

Berhayat

1

Kaderden kısaydı, ömürden uzun
Rabbim, döndürdün, kalbimi sana.
Ne insanlar, ne insanlar, binlerce yıldır
Herkesi kurtarıp kendisi ölen,
İsmail demedim, gelmedik daha
Günlerce gidersin ve varamazsın
Yetişmek ne mümkün, onun hatrına
Kalmışsın, düşün, hep dört yaşında.
Susmuşlar, susmuşlar, durmadan seni
Üzüldüğümüz bir şey, hatırladıkça
Güzel başlayıp öyle bitmeyen
Elimizden gelmeyen, daima giden
Sınıra yığılmış gibi göçmenler
Ağır hastalar ve yorgun sabah
Ahbabı olmayan yoksul bir yemin
Zeytine uzanan çaresiz çatal
Bunu bulamayan kaç kişi vardır,
Sesine doğru baktığımız o
Güneşten erken – hayret ve heves
Babasının gözleri, elleri evladının
Kimseden geriye kalmayan kadim
Derdini kırlara açan çiçekler
Düşmemiş fakat düşecek yaprak
Hastanın uykusu ve durgun baba
Kandiller yapıyor gibi harflerden
İnsan üzgündür, insanlar bilmez
Duyarsın, duyamazsın, onu sen.
Okumaya devam et