Kadir Gültekin – "Azınlık olmak iyidir."

Bazen

Az önce Akra FM’de bir sohbete denk geldim. Radyodaki sesi yine Akra’da, yaklaşık 4 ay önce de duymuştum, Sohbetin sonunda konuşan insanın Sadettin Ökten olduğunu öğrendim. İnternet üzerinde biraz araştırma yapınca bir sözüne denk geldim:

“İnsan bazen yalnızlığa da talip olmalı.”

Şimdi böyle yazınca aklıma bir Kızılderili’nin söylediği başka bir söz daha geldi:

“Biraz yavaşlayalım, ruhumuz geride kaldı.”

Belki de ilacımız bu. Biraz yalnızlık, biraz sessizlik, biraz kendine dışarıdan bakabilmek, rıza gösterilmeyen işleri terk etmek.

1.1.18

İnsan ziyandadır, bildiğim bu, takvimler elbet başka söyler.

Fernweh...

Fernweh

Fernweh: Uzaklara gitme isteği demekmiş Almancada. İngilizcedeki serendipity sözcüğüne benziyor biraz, belki de benzemiyor. Bizde direkt olarak böyle bir kelime yok. İlk duyduğumda çok şaşırmıştım. Kelimenin bizim dilimizde olmayışına değil, manâsına. Hepimizde ara ara olur bu istek. Bana bu aralar çok oluyor. Yoğunluktan, her şeye yetişmekten hiçbir şeye yetişemiyorum. Kendimi göremiyorum. Bir proje başlıyor. O bitmeden diğer bir proje daha başlıyor. Ödevler, midtermler, mühendishane, akıllı şehirler, staj raporları. Geceler gündüz oluyor, gündüzler karanlık. Belki böylesi daha hayırlı. Şu an ve son iki-üç gündür arka planda hep bu müzik dönüyor. Kaç kere dinledim bilmiyorum ama her dinlediğimde içime ‘uzaklara gitme isteği’ doğuyor. Biraz insanlardan uzaklaşmak, günün belirli bir kısmında tenha bir köşeye çekilip biraz durulmak her zaman iyidir. Biz uzaklaşmayı unuttuk, biz ‘yakınlaşmayı’ unuttuk. Unutmak deyince aklıma hep insan geliyor. İnsan, unutan. Eyvallah.