Try

Before you react, think.
Before you spend, earn.
Before you criticize, wait.
Before you quit, try.

ODTÜ

Berhayat

1

Kaderden kısaydı, ömürden uzun
Rabbim, döndürdün, kalbimi sana.
Ne insanlar, ne insanlar, binlerce yıldır
Herkesi kurtarıp kendisi ölen,
İsmail demedim, gelmedik daha
Günlerce gidersin ve varamazsın
Yetişmek ne mümkün, onun hatrına
Kalmışsın, düşün, hep dört yaşında.
Susmuşlar, susmuşlar, durmadan seni
Üzüldüğümüz bir şey, hatırladıkça
Güzel başlayıp öyle bitmeyen
Elimizden gelmeyen, daima giden
Sınıra yığılmış gibi göçmenler
Ağır hastalar ve yorgun sabah
Ahbabı olmayan yoksul bir yemin
Zeytine uzanan çaresiz çatal
Bunu bulamayan kaç kişi vardır,
Sesine doğru baktığımız o
Güneşten erken – hayret ve heves
Babasının gözleri, elleri evladının
Kimseden geriye kalmayan kadim
Derdini kırlara açan çiçekler
Düşmemiş fakat düşecek yaprak
Hastanın uykusu ve durgun baba
Kandiller yapıyor gibi harflerden
İnsan üzgündür, insanlar bilmez
Duyarsın, duyamazsın, onu sen.
Okumaya devam et

Kolaymış Gibi

Birini sevmek başka bir şey, biriyle ömrü geçirmek daha başka.
Birincisi düpedüz zaaftır oğlum, ama dünyanın en güzel zaafı. Adamı bulutlara çıkartır.
Ne güzel aşka düşene demişler işte bu yüzden.
Ama eyvah aşka düşene de denmiştir. Adamı perişan eder.
Ama ‘Ben bir ömrü seninle geçireceğim’ lafı ağır laftır be.
Her gün birileri söylüyor bunu, kolaymış gibi.
Kimisi altında kalıyor, kimisi de aslanlar gibi kalkıyor altından.
Ben altında kalanlardanım oğlum. Annen altından kalkan.

Bir sınavdan geçemedi diye talebeyi okuldan atmazlar.

Sen Gel Diyorsun

“Sen yoksun ya böyle, ıssız Ankara.
Sensiz Ankara.
Duramam diyorum öf öf, sen dur diyorsun…”